BEREKETLİ DİŞ BUĞDAYI VE GÜZEL BİR GÜN




Merhaba,

 

Uzun bir zamandır bloğum ile ilgilenemedim. Yazmaya ayıracak zamanım olmuyor değil aslında fakat bu ara sağlık problemlerim yüzünden yazmak içimden pek gelmiyor. Ancak bugün o kadar özel bir gün oldu ki yazmasam olmayacaktı. Üstelik bloğumu bundan sonra günlük olarak kullanmaya karar verdim. Hikâyelerin içine nasıl olsa yemek kendiliğinden sızıyor.

 

Çok yakın arkadaşım ve dostum Oya-İlke çiftinin oğulları Rüzgâr için bugün diş buğdayı kaynattık. Eşim Nejat uzun zamandır bugünü bekliyordu. Neden mi? Kendisine Edremit’ ten eskiciden aldığı keşkek kepçesini kullanmak için. Çünkü bu ölçekte bir keşkek kaşığını değil gündelik hayatımızda restoranımızda kullanmamız pek mümkün görünmüyordu. Harika bir gün oldu elbette. Katılan dostlarla beraber yaktığımız ateşin etrafında toplandık. Akşamdan ıslanmış nohut ve fasulyeyi büyük kazanın içine koyduk. Suyunu bağlayıp kaynattık. Sonra akşamdan ıslanmış ve şişmiş buğdayları tamamen pişmiş nohut ve fasulyeye ilave ettik. Bir taşım kaynatıp kapattık. Harika oldu. İçine leblebi, ceviz ve nar ilave edip şeker serperek yedik. Bu seremoni için birçok malzeme hazırlandı elbette. Ayrıca katılmayan komşulara da dağıtıldı.

Bu güzel gün için hazırlanan kuru fasulye ve nohudun artanı bir güvece konulup sucuk ve bilumum harç ilave edilerek külde pişirildi. Şahaneydi elbette. Öte yandan günün anlam ve önemini tamamlayan son bir işimiz kalmıştı: Onu da yerine getirmeden bitirmedik elbette. Rüzgâr’ın hangi mesleğe eğilimi olabileceğini anlamak üzere önüne birçok malzeme koyduk. Kitap, makas gibi geleneksel olarak konulan ve birçok mesleği kapsayan malzemelerin yanına bir ada çocuğu olması dolayısıyla yelken, üzüm gibi ada çağrışımlı objeler, çağımızı ifade eden CD, cep telefonu, hesap makinesi, resim fırçası gibi kafa karıştırıcı malzemelerde koyduk. Evde çok sevdiğim bir aşçı tavuk buzdolabı süsüm vardı. Onu da ben götürdüm. Bilin bakalım neyi seçti. Elbette aşçı tavuğu… Sanırım Rüzgâr çok iyi bir şef olmayı hedefleyecek.

Bu güzel güne katkıda bulunmak için hazırladığım elmalı kurabiye tarifini vermek istiyorum bugün. Eminim herkesin bir elmalı kurabiye tarifi vardır. Bu tarifi yakın bir arkadaşımın annesinden almıştım yıllar önce. Gayet gevrek ve lezzetli bir kurabiye… Üstelik hamuru akşamdan yapıp sabah kurabiyeleri fırınlayabilirsiniz. Ya da kurabiyeleri hazırladıktan sonra dondurup ihtiyaç duyduğunuzda pişirebilirsiniz. Gayet pratik ve iş gören bir tariftir.Herkese afiyet olsun.


ELMALI KURABİYE

Malzemeler (40 kurabiye için)

1 Su bardağı Süt
1 Su bardağı zeytinyağı
200 gr margarin
1/2  su bardağı pudra şekeri
2 adet yumurta (Birinin sarısı)
1 Paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

İç malzemesi: 4 elma,1 su bardağı şeker,1 tatlı kaşığı tarçın,1 su bardağı irice dövülmüş ceviz

YAPILIŞI:
Elmaları rendenin iri tarafıyla rendeleyerek tozşeker ve tarçınla hafifçe pişirip cevizi ilave ediniz.
Bütün malzemeyi karıştırıp aldığı kadar elenmiş un ile yoğurunuz. hamur kulak memesi yumuşaklığında (poğaça hamuru gibi) olacak. 4 parçaya bölerek yarım saat kadar dinlendirin.Her parçayı merdaneyle açarak 2-3 mm kalınlığında yuvarlak hamnur elde edin. Sonra bu yuvarlaktan bıçakla 6 ya da 8 üçgen çıkarın. üçgenlerin geniş uçlarına elmalı karışımdan koyarak etrafını sarıp ince uca doğru rulo yapın.Sigara böreği gibi hepsini sardıktan sonra 150 derece fırında yaklaşı 50 dakika pişirin. Üzerine pudra şekeri serpin. Afiyet olsun 




Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !